Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17600 E. 2012/44789 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17600
KARAR NO : 2012/44789
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın olay günü tedavi amacıyla gitmiş olduğu Dışkapı hastanesinden dönüşte alt geçitten geçtiği esnada, sanığın katılanı geçitin bir bölümünde oyun oynanan kısma götürdüğü, parasının olup olmadığını sorduğu ve katılanın parasını çıkarması üzerine oyuna dahil ettiğini, daha sonra da oyunu kaybettiğini söyleyerek ve katılana ait 600 TL parayı alarak kaçtığı şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ve müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mükerrir olan sanığın hakkında TCK 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayininin yasaya aykırı olması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 157/1.maddesi gereğince verilen 6 adli gün para cezasının 5 gün olarak, 62. maddenin uygulanması ile adli para cezasının 4 güne indirilmesi, aynı yasanın 50.maddesine göre sonuç adli para cezasının 80 TL’ye indirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.