YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17632
KARAR NO : 2012/44699
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mahkeme hükmünün tür ve miktar itibariyle murafaa sınırı dışında kalması nedeniyle sanık müdafiinin murafaa talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, emekli MİT mensubu ve suç tarihinde Başbakan yardımcısı olan…l’ün eşinin akrabası olduğunu ve tanıdığı bürokratların bulunduğunu söylediği, katılanın kızı ile kayınbiraderlerinin çeşitli kurumlarda işe girmelerine yardımcı olacağını belirttiği, adı geçenlerin işe girme işlemlerini takip ediyor görüntüsü vererek inandırıcı olması babından bu kişileri bazı kurum yetkilileri ile görüştürdüğü, sanığın b
hileli davranışlarına katılanın inandığı, kızı ile kayınbiraderlerinin devlet kurumlarında işe yerleştirilebilmeleri için yapılması gerekli bir takım işlemler karşılığı gerekli olduğu düşüncesi ile sanığa ödemelerde bulunduğu, … bulacağını söyleyerek haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla, üzerine atılı dolandırıcılık suçunun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.