Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17671 E. 2012/45531 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17671
KARAR NO : 2012/45531
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, … nin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu, belirtilen şirketin Türkiye … Bankası A.Ş. Yenice Şubesinde 97668 numaralı çek hesabının bulunduğu, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca şirketin sanık ve yönetim kurulunun diğer üyesi ve ikinci başkanı olan tanık Zeki Beytekin ile birlikte çift imza ile temsil edildiği, suça konu 30.11.2005 tarih, 1500 YTL bedelli, 313 2191 numaralı çekin sanık tarafından tek imza ile keşide edildiği, çekin süresinde bankaya ibraz edildiği, ancak ibrazından önce sanığın TTK’ nun 711. maddesi uyarınca çek bedelinin ödenmesini men ettiği ve bu nedenle çek bedelinin
bankaca ödenmediği, ancak dosya kapsamına göre, sanık ile katılan arasında ticari ilişkileri olduğunun tespit edilmesi ve katılanın da, suça konu çekin önceden doğmuş alacağı için sanık tarafından kendisine verildiği yönündeki ikrarı karşısında, önceden oluşmuş bir zarar veya doğmuş borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmadığından dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.