Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17679 E. 2012/45489 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17679
KARAR NO : 2012/45489
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın … İli … Caddesinde dolaşan mağdurun yanına yaklaşarak “Amca ne yapıyorsun?” diyerek konuşmaya başladığı, mağdurun da kendisine Kiremitçi Mahallesindeki evinin yıkıldığını söylediği,sanığında belediyede şef yardımcısı olduğunu ve belediyenin para,erzak yardımı yaptığını bu yardımdan faydalanabileceğini ancak dilekçe yazarak 135 TL para vermesi gerektiğini söylediği akabinde … Belediyesi önüne geldikleri, burada mağdura güven vermek için dilekçe yazdığı ve imzalattığı suça konu parayı da alıp belediye binasına girip çıktığı ve mağdura işin bittiğini söyleyip, ayın 28’inde gel yardımı al diyerek mağdurun yanından ayrılması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.