YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17738
KARAR NO : 2012/45236
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, mağdurun işletiği Seçkin Büfe isimli işyerine gelerek çikolata almak istediğini söylediği, mağdura aldığı ürünün karşılığı olan 2.00 TL için 50.00 TL para uzattığı, mağdurun bozuk para olmadığını söylemesi üzerine, sanığın cebinden bozuk para çıkararak verdiği, bu arada elindeki 50.00 TL yi de bozdurmak istediğini söylemesi üzerine mağdurun sanığa 2 adet 20.00 TL ve 2 adet 5.00 TL olmak üzere para bozdurup verdiği, sanığın, kalabalıktan ve mağdurun da dalgınlığından yararlanarak elindeki bütün 50.00 TL’yi mağdura vermeden olay yerinden uzaklaştığı ve sanığın suçunu da ikrar ettiği olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.