YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17740
KARAR NO : 2012/45238
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kendisini … olarak tanıtıp, üzerinde … isminin yazdığı sahte nüfus cüzdanını da katılana göstererek, üzerinde satılık olduğu yazılan suça konu 34 AC 9153 plaka sayılı aracı almak istediğini söylediği, katılanla pazarlık yaptıktan sonra katılanın bildiği, kendisinin de tanıdığı olduğunu söylediği sanayide tamir işiyle uğraşan Onur Dağ isimli kişiye aracı göstererek, aracı gerçekte satın almak istediği izlenimi uyandırdığı, aracın sağlam olduğunu öğrendikten sonra tekrar katılanın yanına gelip, yanında para olmadığını, kendisinin Yumrutaş kasabasından olduğunu, parayı ordan bulup getireceğini söylediği ve satın aldığı arabayla gitme imkanının bulunup bulunmadığını katılana sorduğu, katılanın da, araçta gaz olmadığını, gaz doldurulursa gidebileceğini belirttiği, olay yerinden uzaklaşan sanığın bir daha geri dönmediği, yapılan araştırmada, bahsedilen kasabada sanığın tanınmadığının tespit edildiği, daha sonra araç bulunduğunda sanık tarafından çalıntı bir araca ait plakanın takıldığı ve araçta hasar olduğunun görüldüğü, bu şekilde sanığın katılan aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediğini iddia edilen olayda mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasındaki isabetsizlik aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.