YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17743
KARAR NO : 2012/45247
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın kahvehanede otururken açık kimlik bilgilerini bilmediği … ve…isimli kişilerle tanıştığı, bu kişilere müstakil bir ev aradığını ve almak istediğini söylediği, bu kişilerin de, Ataköy’de tanıdıkları … isimli bir emlakçı olduğunu, yardımcı olabileceklerini söyledikleri ve katılanın yanından kalkarak emlakçının yanına gitmiş gibi yaptıkları, bir süre sonra dönerek böyle bir evin olduğunu söyledikleri, katılanın evi görmek istediğini söylemesine rağmen, kimliği bilinmeyen bu kişilerin buna gerek olmadığı yönünde telkinde bulunarak katılanı ikna ettikleri ve emlakçı adına olan hesap numarasına 50.000.00 TL para göndermesini istedikleri, katılanın da, 14/07/2005 tarihinden itibaren değişik
tarihlerde olmak üzere, belirtilen hesap numarasına paranın bir kısmını gönderdiği, daha sonra emlakçı olarak adı geçen sanığa ve kendisiyle irtibat kuran kişilere ulaşamadığı, böylece sanığın bankayı aracı kılarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda,
Sanık adına açılan hesaba ilişkin bilgi ve belgelerin tamamının onaylı suretlerinin bankadan getirtilmesi, burada yer alan imza ile sanığın imzası üzerinde inceleme yaptırılarak imzanın sanığa ait olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, ilgili banka şubesinde hesabın açıldığı tarihte görüntü kayıtlarının bulunup bulunmadığının sorulması ile kayıtların incelenmesi, bankaya ibraz edilen nüfus cüzdanındaki fotoğrafın ve sanığın kendisinin, katılan ve tanığa gösterilerek, kendileriyle irtibat kuran kişinin sanık olup olmadığının sorulması, katılanla irtibat kuran kişiler tarafından kullanıldığı belirtilen telefon numaralarının Erol Özdemir ve Celal Çiftçi adlarına kayıtlı olduğu dikkate alınarak bu kişilerin araştırılması, bilgi sahibi olarak ifadelerinin alınması, katılan ve tanıkla yüzleştirilmesi, suçta kullanıldığı belirtilen 35 ZK 477 plaka sayılı aracın trafik tescil bilgilerinin araştırılması, ruhsat sahibi ya da kullanan kişilerin belirlenmesi ve sanıkla irtibatının araştırılması, katılanın, nüfus cüzdanını kaybettiğini ve bu cüzdanın başka suçlarda kullanıldığını, daha önce ifade verdiğini belirtmesine göre, bununla ilgili soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılarak bu iddianın doğruluğunun kesin olarak belirlenmesi ile gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA 11/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.