YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17809
KARAR NO : 2012/45918
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde
Sanığın Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2004 tarih ve 2004/415 esas 2004/643 karar sayılı kararı ile aldığı altı ay hapis cezasının 31.12.2004 tarihinde kesinleştiği, tekerrüre esas olduğunun anlaşılması karşısında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş, sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 53 maddesinin uygulanmış olması da gözetildiğinde tebliğnamedeki 4 ve 5 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanığın gerçek kimliğini kullanarak müştekiden kiraladığı otoyu belirlenen günde teslim etmemekten ibaret eyleminin 5237 Sayılı TCK’nun 155/1 maddesinde öngörülen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu halde yazılı madde ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1)5237 Sayılı TCK’nun 155/2 maddesinde hürriyeti bağlayıcı ceza yanında gün adli para cezasınında öngörüldüğü gözetilmeden sanık hakkında eksik caza tayini,
2)Gün adli para cezası verilmediği halde, “gün adli para cezasının 20 TL hesabıyla 5000 TL adli para cezasına çevrilmesine“ denilmek suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
3)Gün adli para cezasının TL’ye çevrildiği ve taksitlendirildiği belirtildiği halde uygulanan yasa maddelerinin gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.