Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17845 E. 2012/45777 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17845
KARAR NO : 2012/45777
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçi …’un, yeğeni olan mağdur …’a su faturalarını ödemesi için 200 TL para ve faturaları verdiği, mağdurun su faturalarını yatırmak amacıyla yaya olarak su tahsilat veznesine doğru yola çıktığı, bu esnada sanığın bisiklet ile mağdurun yanına gelerek kendisini dayısı …’un gönderdiğini, teyzesinin de su faturasının olduğunu ve bu faturayı da yatırmaları gerektiğini söyleyerek mağdurdan faturaları ve parayı kendisine vermesini istediği, bunun üzerine mağdurun para ve faturaları sanığa vererek bisikletin arkasına bindiği, ancak su tahsilat veznesi yerine … Devlet Hastanesi istikametine doğru gitmesi üzerine mağdurun bisikletten atladığı, sanığın mağdurdan aldığı faturaları yere attığı ancak 200 YTL parayı alarak olay yerinden bisikleti ile ayrıldığı, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği, anlaşılmakla mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümde yer alan hapis cezası yanında tayin olunan adli gün birim cezasının “5” gün olarak belirlenmesi, TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda “4” gün olarak bulunan gün para cezasının günlüğü 20,00 TL’den çevrilmek üzere “80” TL’ye düşürülmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.