Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17888 E. 2012/45981 K. 19.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17888
KARAR NO : 2012/45981
KARAR TARİHİ : 19.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların resmi nikahlı evli oldukları ,sanık …’ün aynı zamanda katılan … ‘ın yeğeni olduğu , katılanın eşinin öldüğünü bilen sanıkların katılana eş bulmayı vaadettikleri bu … için bir kadınla konuştuklarını kendileri aracılığıyla ona iki adet altın burma bilezik ile bir adet altın yüzük gönderirse bu işin olacağı yönünde katılanı ikna ettikleri bu nedenle olay günü beraber kuyumcu dükkanına gittikleri katılanın 1.595 TL’ye satın aldığı altınları sanıklara vererek onları kahvede beklediği gelmemeleri üzerine katılanın sanık …’ü bulabileceği ablasının
evine gittiği, orada bulduğu sanık …’e durumu sorduğu, bu arada çıkan tartışmada …’ün katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı böylece sanıkların katılan … ‘a yönelik dolandırıcılık suçunu sanık …’ün yaralama suçunu işlediğinin iddia edildiği,
Katılan …’ın başkası adına tescil edilmiş olan ancak haricen kendisinin satın alıp kullandığı aracı satmak istediği bu nedenle aracın arkasına da telefon numarası ve satılık olduğunu yazdığı bunu gören sanık …’ın olay günü telefonla katılanı aradığı ve katılanın … yerine geldiği kendisini kafeterya işletmecisi olarak tanıttığı pazarlıkla aracın 2.800 TL karşılığında satılması hususunda anlaştıkları,sanığın trafik kontrolü olabileceği nedeniyle aracın ruhsatını da alarak araç ile birlikte ayrıldığı parayı ödemediği gibi akabinde söz konusu aracı oto pazarında sattığı böylece sanık …’ın katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği,
Sanık …’ın katılan …’ın işyerine giderek kendisini katılanın tanıdığı …’nin yeğeni … olarak tanıttığı bu şekilde parası birkaç gün sonra verilmek üzere 390 TL. değerinde ağaç kesme makinası alıp götürdüğü nedeniyle sanık …’ın katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği,
Müşteki …’nın … ticaret isimli işyerinin sahibi olduğu, suç tarihinde işyerine gelen ve kimliği tesbit edilemeyen 25 yaşlarında uzun boylu sarışın bir kişinin kendisini … ’ın yeğeni olarak tanıtıp bir çuval şeker vermesini istediği, şekerin parasının dayısı tarafından verileceğini, dayısının … beldesinde kahvehane çalıştırdığını söyleyerek müştekinin işyeri telefonundan sanık …’ın cep telefonunu aradığı, müşteki ile sanığı görüştürdüğü, sanık …’ın da aynı şeyleri söyleyerek bir çuval şeker istediği, müştekinin bir çuval şekeri teslim ettiği, ancak parasının getirilmediği, müştekinin telefonunda bulunan en son aranan numaralar tuşuna basarak daha önce telefonda konuştuğu kişiden şekerin parasını istediği, bu kişinin birazdan geleceğini söyleyerek telefonu kapattığı şekerin parasının getirilmediği, müştekiye ait telefonun suç tarihindeki görüşme dökümlerine göre suç tarihinde sanığın kullandığı telefon numarasından arandığının tespit edildiği, sanığın müştekinin dükkanından suç tarihinde aranan telefon numarasını kendisinin kullandığını ikrarı ettiği , sanık …’ın kimliği tespit edilemeyen bir şahsı müştekinin dükkanına gönderip buradan sanık …’ı telefonla aradığı, sanık …’ın şikayetçiye kendisinin kahvehaneci olarak tanıtıp şeker vermesini söylediği böylelikle sanık …’ın müşteki …’ya yönelik dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.