Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17914 E. 2012/46114 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17914
KARAR NO : 2012/46114
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın annesine ait kimliğe kayınvalidesinin fotoğrafını yapıştırdığı, kayınvalidesi sanık … ile birlikte … 22. Noterliği’ne giderek annesine ait evin satışı konusunda kendisine vekaletname çıkardığı, sanık …’nın vekalet veren olarak resmi belgeye imza attığı, diğer sanıklar … ve …’ın ise 1512 sayılı Noterlik Kanununun 87. maddesi gereği okuma yazma bilmeyen sanık … için işlem tanığı olarak belgeyi imzaladıkları olayda;
1-Sanıklar … ve … hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK”nın 206/1 maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 1660’şar TL adli para cezasına karşı , 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. madde uyarınca temyiz yoluna başvurulamayacağından sanık müdafiilerinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK”nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık … ve … hakkında Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında sahte vekaletname nedeni ile resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan hükümde düzenleme şeklindeki vekaletnamenin 1512 sayılı Noterlik Kanununun 89 ve 82. maddeleri gereğince kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu gözetilmeden TCK’nın 204.maddesinin 3.fıkrası yerine 1.fıkrası uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,ancak;
a)Sanık … hakkında sahte nüfus cüzdanı düzenlemek suçundan kurulan hükümde, olayın gerçek bilirkişisi olan hakimin değerlendirmesinde fotoğrafın düzensiz ve soğuk mühür izinin belirgin şekilde fotoğraf üzerinde olmadığının belirlendiği , Polis Kriminal Laboratuvarının 09.04.2007 tarihli uzman raporunda sahte kimlik belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmakla oluşan kuşkunun giderilmesi, sahteciliğin belirlenmesi ve iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti için bir kez de … Adli Tıp kurumunun fizik ve grafoloji bölümünden rapor aldırılması gerektiğnin gözetilmemesi,
b)Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde;sanığın dolandırıcılık eylemini annesine karşı gerçekleştirdiği anlaşılmakla, TCK’nın 167/1-b maddesi gereğince sanığa ceza verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c)Sanık …’ün sadece ilgili Noterde sahte vekaletname düzenlenmesi eylemine iştirak ettiği gözetilmeden hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
d)Sanık …’ün, …’ın sahte vekaletname ile annesine ait taşınmazı satmaya çalışmak suretiyle işlediği dolandırıcılığa teşebbüs suçunda ilgili Tapu Müdürlüğüne hiç gitmediği gözetildiğinde eyleme ne şekilde katıldığı denetime izin verilecek şekilde açıklanmadan mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildBaşkan