YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17929
KARAR NO : 2012/45983
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın olay günü … ilçesi … Cami şadırvanında bulunan mağdurun yanına geldiği, “ben doktor …, annem öldü, biraz hayır yapacağım, bana şu 100 TL’yi boz, 20 TL’sini bana ver, kalan 80 YTL sini bir ihtiyaç sahibine ver” dediği,bir adet 100 TL uzattığı, mağdurun parayı bozmak için cebinde bulunan 1200 TL parayı çıkardığı, bu paraların içerisinden bozuk para aradığı, bu sırada mağdura “gel şurada benim muayenehanem var,oraya gidelim parayı bozduralım.sen bana 20 TL ver ben sana 100 TL vereyim kalan 80 TL’sini bir ihtiyaç sahibine benim adıma verirsin dediği ve elindeki 1200 TL parayı aldığı, daha sonra birlikte parayı bozdurmak için yürüdükleri ardından mağdura bir binayı gösterdiği” benim muayenehanem burası,sen burada bekle ben içeri girip parayı bozdurduktan sonra yanına geleceğim” dediği, yanından ayrılıp ortadan kaybolması şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.