YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18003
KARAR NO : 2013/325
KARAR TARİHİ : 15.01.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; yeşil kart sahibi olan sanığın, kayın validesinin rahatsızlığı üzerine Siyami Ersek Hastanesine gidip eskiden beri tanıdığı olan … isimli kişiye karnesini vererek sahte reçete düzenletip eczaneden ilaç aldığı sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Temel ceza belirlenirken; suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli olduğundan, haksız menfaatin iki katından az olamayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek olan adli para cezası gün olarak tayin edilip artırım ve indirimlerin gün para cezası üzerinden yapıldıktan sonra bulunacak miktarın 5237 Sayılı TCK’nun 52/2. maddesi gereğince 20-100 TL arasında arasında belirlenecek miktar ile çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde adli para cezası üzerinden indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b)Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı …un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.