YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18031
KARAR NO : 2013/180
KARAR TARİHİ : 14.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Cumhuriyet savcısının temyizinin sanık … hakkında kurulan beraat kararıyla sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, kuyumcu olan mağdurun işyerine giderek sahte olduğunu bildiği 4 adet bileziği bozdurmak istediğini söylediği, bunun üzerine bilezikleri tartıp hesabını yapan mağdurun sanığa 1320 TL. para ödediği, sanığın kuyumcudan ayrıldıktan sonra işyerinin önünde bekleyen Renault marka araca binerek olay yerinden ayrıldığı, araçtan ve aracı kullanan şahıstan şüphelenen mağdurun içeriye girip bilezikleri incelediği, her ihtimale karşı kezzap suyuna batırılarak kontrol edilmesi için atölyeye gönderdiği, burada yapılan inceleme sonunda bileziklerin sahte olduğunun tespit edildiği, mağdurun sanık …’in tekrar geleceğini düşünerek emniyete başvurmadığı, bu olaydan yaklaşık 15 gün kadar sonra sanık …’in yine 4 adet bilezik alarak mağdura ait kuyumcu iş yerine geldiği, yine bilezikleri bozdurmak istediğini beyan ettiği, mağdurun para temin edip gelmek bahanesi ile dışarı çıkıp emniyeti arayarak, polislerin gelmesi üzerine sanığın yakalandığının iddia edildiği olayda;
1-O Yer Cumhuriyet savcısı tarafından, sanık … hakkında hükmolunan beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … müdafii tarafından, dolandırıcılık suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.