YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18034
KARAR NO : 2013/181
KARAR TARİHİ : 14.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, “… Ajans” isimli firmanın sahibi olduğu, katılanın işyeri reklamını yapmak üzere çalışanı … aracılığıyla, 24.09.2005 tarihinde sözleşme yaptığı ve 295 TL yi peşin olarak katılandan aldığı halde edimini yerine getirmediği gibi adres ve telefonlarını da değiştirmiş olduğu, başka birçok iş yerini de benzer şekilde dolandırdığının iddia edildiği olayda; sanığın Turkcell A.Ş ile 13.08.2005 tarihinde yaptığı abonelik sözleşmesinde şirket adresinin başka bir yer gösterildiği dikkate alınarak, firmanın sözleşme tarihinde sözleşmede gösterilen adres ve bilgilerin gerçek olup olmadığı, benzer şekilde taahhüdünü yerine getirdiği iş yerleri olup olmadığı araştırılıp, … ve … isimli çalışanların da adresleri tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmeleri, şirketin resmi kayıtlarının getirtilip incelenmesi sonucu elde edilecek deliller birlikte değerlendirilerek hukuki durumun tayini ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.