Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18037 E. 2013/186 K. 14.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18037
KARAR NO : 2013/186
KARAR TARİHİ : 14.01.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Fortisbank’a ait 05.08.2006 ve 30.08.2006 tarihli 0182929-30 numaralı 10000 ve 10600 TL. bedelli iki adet çeki keşide edip tanık … …’e vermesine rağmen, TTK.nın 711/3 madde hükmü gereğince, çeklerin elinden rızası hilafına çıktığını belirterek ödenmemesi hususunda bankaya talimat vermesi nedeniyle şikayetçinin ibraz ettiği çeklerin ödenmediği, böylelikle hileli davranışlarla kendisine yarar sağladığının iddia edildiği olayda; sanığın suça konu çekleri, tanık … ’e bankadan kredi çekmesi için vermesine rağmen, tanığın aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak çekleri ticari ilişki içerisinde bulunduğu 3. kişiye verdiğini öğrenmesi üzerine çekin kimin elinde bulunduğunu bilmediğinden bankaya ödemeden men talimatı verdiği yönündeki savunmasının tanık … tarafından doğrulanması, tanığın katılanla olan borç ilişkisini yeni bir anlaşmaya bağlayıp, katılandan çekleri alarak sanığa iade etmesi hususları dikkate alınarak, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediği gerekçesiyle hakkında mahkemece tesis edilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluş+an kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.