YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18055
KARAR NO : 2013/213
KARAR TARİHİ : 14.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şantiye sorumlusu olarak çalıştığı …’a ait … A.Ş. ve … İnş. Ltd.Şti. adına sözleşme yapmaya ve senet imzalamaya yetkili olmadığı halde katılan … ve şirketi ile sözleşme yaparak suça konu olan 27/01/2006 tarihli senedi … İnş. Nak. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi sıfatı ile imzaladığı, katılan …’nun borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlattığı, bu kez …’ın imza inkarında bulunduğu ve bilirkişi raporunda senetteki imzanın şirket yetkilisi …’a ait olmadığının anlaşıldığı olayda; sanığın, suç işleme kastı ile hareket etmediği ve senedi sahte olarak düzenlemediğini, senedin kendisi tarafından imzalandığını ve kiralanan araca karşılık teminat senedi olarak verildiğini belirttiği ve …’ın da savunmalarını doğrular mahiyette beyanda bulunduğu ve olayın oluşu itibariyle de senet düzenleme işinin dolandırıcılığa yönelik olmadığı ve anlaşmaya konu kira alacağı ve borcun taraflarca da inkar edilmediği ve eylemin bu durumda hukuki mahiyet arzeden alacak-borç meselesi niteliğinde olduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.