YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18063
KARAR NO : 2013/237
KARAR TARİHİ : 15.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraaat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın selçuklu Kömür Deposu isimli işyeriyle hiçbir bağlantısı bulunmamasına rağmen, bu işyerinin sahibi olan …’un vekaletnameli temsilcisiymiş gibi hareket ederek katılanla sözleşme yaptığı, keşidecisinin katılan olduğu dört adet çek alarak karşılığında kömür teslim etme taahhüdünde bulunduğu, sanığın sözleşmedeki edimleri yerine getirmediği gibi çekleri de iade etmediği, alınan iki adet çekin kırdırılarak bedelinin katılandan tahsil edildiği, diğer iki çekin de sanığın babasının işletmesine ticari kredi sağlamak için teminat olarak kullanıldığı, böylece sanığın, yetkilisi olmadığı işyeri için sahibinden izin ve rıza almadan altında işyeri kaşesi bulunan sözleşmeye imza atarak özel belgede sahtecilik suçunu, işyeri kendisine ait olmamasına rağmen kendisine teslim edilen çekleri kullanıp haksız menfaat temin ederek de dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,işyeri ruhsat sahibinin, sanığın kayınvalidesi olduğu, işyerinin resmi olarak bu kişi adına kayıtlı olmasına rağmen, fillen sanık tarafından işletildiği, …’un da damadı olan sanık tarafından işlerin yürütüldüğünü bildiği, baştan verilen gelen bir rızanın bulunduğu, katılanın da sanığın bu durumunu bildiği, sözleşmedeki imzanın sanık tarafından atıldığının gördüğü ve bilerek sözleşme yaptığı, katılan ve sanık arasında suç tarihinde önce de aynı şekilde devam eden ticari bi ilişkinin buluduğu, bu nedenle taraflar arasındaki sorunun hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu dikkate alınarak, sanığa yüklenen suçların yasal usurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 15/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.