Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18069 E. 2013/277 K. 15.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18069
KARAR NO : 2013/277
KARAR TARİHİ : 15.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’ün evlenmek amacıyla çevresinde bayan aradığı, bu durumdan haberi olan katılanın yeğeni …’ün Kırşehir’de bulunduğu sırada daha önceden tanıdığı sanık … ile karşılaştığı, sanığa amcasının evlenmek istediğini ve bu nedenle bayan aradığını anlattığı, sanık …’ın da katılanla görüşmek için telefon numarasını tanık …’e verdiği, sanığın katılanla görüşerek 17.06.2006 tarihinde saat 11.00 sıralarında sanıklar …, … ve …’nin katılanın Ozancık kasabasındaki evine geldikleri, burada karşılıklı olarak görüşüp evlenme hususunda anlaştıklarını belirterek katılanı kandırdıkları, aynı gün saat 13.30 sıralarında Ortaköy ilçe merkezine geldikleri, burada katılanın ilçe merkizinde sarraflık yapan tanık …’den 3958 TL tutarında ziynet eşyası satın aldığı ve sanık …’a teslim ettiği, buradan çıkarak tanık …’e ait mağazaya giderek yaklaşık 600 TL değerinde giyim eşyası satın aldığı ve bu eşyaları da sanıklara teslim ettiği, daha sonra katılan ile sanık …’ın Ozancık kasabasında bulunan katılanın evine geri döndükleri, diğer sanıkların da Ortaköy merkezinde kaldıkları, katılan ile sanık …’ın evde bulundukları sırada akşamleyin saat 21-21.30 sıralarında diğer sanıklar … ve …’nin katılanın evine gelerek aldığımız eşyaları arabada unutmuşsunuz onları getirdik diye katılana söyledikleri, katılanın yiyecek birşeyler hazırlamak için mutfağa geçtiği esnada sanıkların katılana aldırdıkları altın ve diğer eşyaları da yanlarına alarak geldikleri araçla kaçtıkları şeklinde gerçekleşen eylemde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar … ve …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.