YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18089
KARAR NO : 2013/664
KARAR TARİHİ : 17.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Katılan mağdur kayyumu …’ın temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede,
Katılanın yokluğunda verilip 21/11/2007 tarihinde tebliğ olunan 25/10/2007 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 04/02/2008 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B-Sanık ve Üst C.Savcısının temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Mağdur …’ın vasiliğini üstlenen sanığın mağdura ait tazminatları ve maaşlarını aldığı tarihler belirlenip ne şekilde harcandığı tespit edilerek vasiliğin iptaline ilişkin ve sanık tarafından 04/03/2005 tarihinde temyiz edilen Terme Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/476 E ve 2005/24 K sayılı ilamının akibeti belirlenip, güveni kötüye kullanma eyleminin suç tarihinin denetime elverecek şekilde tespiti yapılarak vasiliğin iptal tarihi olan 26/01/2005’ten önce olması halinde 765 sayılı TCK kapsamında kalacağı, iddia edilen suçun yasal zamanaşımı süresinin dolmuş olacağı ve açılan kamu davasının düşmesinin gerekeceğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK’nın 167/1-a maddesine göre, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin zararına suçun işlenmesi halinde ilgili akraba hakkında ceza verilmeyeceği hükmü de gözetilerek, sanık ve eşi olan mağdur haklarında ayrılık kararı verilip verilmediği de araştırılarak, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 167/1-a maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
3-TCK’nun 52/1.maddesi uyarınca temel adli para cezasının gün olarak belirlenerek tam gün sayısının bir gün karşılığı aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca 20 ile 100 TL.arasında takdir edilecek miktar ile çarpılarak tayin olunması gerekirken denetime olanak vermeyecek şekilde doğrudan 450 TL.olarak hükmedilmesi,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi yarınca BOZULMASINA, 17/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.