Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18091 E. 2013/666 K. 17.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18091
KARAR NO : 2013/666
KARAR TARİHİ : 17.01.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “Bankayı Aracı Kılmak Suretiyle Dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davası sonunda verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurun zararının tamamının hükmü temyiz etmeyen sanık … tarafından karşılandığı, sanık …’ın suçunu inkarı ve etkin pişmanlık göstermemesi nedeni ile mahkemece TCK’nun 168/1 maddesi hükmünün uygulamamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Somut olayda; sanığın, hükmü temyiz etmeyen diğer sanık … ile birlikte … adına düzenlenmiş sürücü belgesini ele geçirip, üzerindeki fotoğrafı çıkartarak, sanık …’nın fotoğrafını yapıştırıp, nüfus müdürlüğünden nüfus kayıt örneği alıp, Korkut İlçesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürlüğü başlıklı yazı ile ilçe Kaymakamı adına sahte imza atıp, vakfın banka nezdindeki hesabından …’e 3.000 TL ödenmesi talimatını içerir belgeyi Hasköy Ziraat Bankası şubesine ibraz ederek bankadan 3.000 TL para alması şeklinde gerçekleşen olayda, hilenin gerçekleşmesinde bankanın vasıta olarak kullanılmadığı sadece ödeme aracı olduğu, ancak eylemin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma vakfı aracı kılınarak gerçekleşmesi karşısında eylemin TCK’nun 158/1-d maddesine uyduğunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 52/4. maddesine göre para cezası taksitlendirilirken infazda duraksamaya neden olacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.