Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18114 E. 2013/866 K. 22.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18114
KARAR NO : 2013/866
KARAR TARİHİ : 22.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
01.08.2006 tarihinde emeklilik işlemlerini yapmak üzere Bağkur … İl Müdürlüğüne gelmiş olan mağdur …’ın yanına gelen sanığın kurumda arkadaşının olduğunu, işini yapabileceğini söylemesi sonrası, uzun süredir kuruma gidip gelmesinin de etkisi ile mağdurun sanığın teklifini kabul ederek birlikte bir kahvehaneye gidip oturmaları, sanığın mağdurdan işin takibi için gerekli olduğunu söylediği 190,00 TL parayı alıp, işi yapacak olan arkadaşının kahvehaneye geleceğini söyleyerek mağduru kimlik fotokopisini çektirmesi için gönderip, mağdurun dışarı çıkması üzerine de para ile birlikte ortadan kaybolması; 09.11.2006 tarihinde eşinin Bağkur primini yatırmak üzere Bağkur … İl Müdürlüğüne gelmiş olan katılan …’nin yanına gelen sanığın o dönemde katılanın köyünden kaçmış olan bir kızın durumunu sorarak yakınlık kurup, katılanın birikmiş prim borcunu yatıracağını öğrendikten sonra, kurumda tanıdığının bulunduğunu, kendilerine yardımcı olabileceğini, böylelikle daha düşük bir meblağ ödeyeceklerini söylemesi üzerine katılanın bu teklifi kabul etmesi, katılanın yanındaki oğlu tanık … ile birlikte aşağı kata inen sanığın tanığı kimlik fotokopisini çektirmesi için dışarı yollaması, bu arada da katılanın yanına gelip parayı yatıracağını, kendisine vermesini söyleyip 650,00 TL’yi alarak ortadan kaybolması şeklinde gelişen iki olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.