Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18130 E. 2013/950 K. 22.01.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 08:46


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18130
KARAR NO : 2013/950
KARAR TARİHİ : 22.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın kendisine ait taşınmazın satışını yapmak istemesi üzerine daha önceden bu yeri almak isteyen ancak katılanla anlaşamayan sanık ...'ın yönlendirmesiyle sanık ...'ın aracılık yapabileceğini söyleyerek sanık ... ile katılanı tanıştırdığı, taşınmaz alım satımı hususunda yapılan görüşmeler neticesinde aralarında anlaşmanın gerçekleşip, 5 bin Euro peşin paranın katılana ödendiği ve 43.000 Euro bedelli senet verilerek satış sözleşmesi imzalandığı, taşınmaz satışına yönelik olarak ... e katılan tarafından vekaletnamenin verildiği, verilen bu vekaletnamenin üçüncü sahıslara devir yetkisinide kapsadığının tanık yeminli tercüman ...'ın anlatımı ve katılan beyanı ile sabit olduğu, vekaletin alınmasını müteakip taşınmazın 16/6/2006 tarihi itibariyle ...'a devrinin yapıldığı, akabinde ... tarafından 12/07/2006 tarihinde tahliye ihtarnamesinin çekildiği olayda, dolandırıcılığın unsuru olan hilenin ne şekilde olduğunun denetime izin verilecek şekilde karar içerisinde gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili,sanık ... müdafii,sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.