Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18290 E. 2013/1404 K. 28.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18290
KARAR NO : 2013/1404
KARAR TARİHİ : 28.01.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın, şikayetçi …’e ait cep telefonu bayisine giderek işyeri çalışanı olan …’a vitrinden beğendiği Nokia marka cep telefonunu annesine gösterip getirmek istediğini söylediği, mağdur …’ın şikayetçi … olmadan böyle bir şeye izin veremeyeceğini belirtince, şikayetçiyle görüşmek istediği, bunun üzerine …’ın, şikayetçi …’i arayıp sanığın görüşmek istediğini söyleyerek telefonu sanığa verdiği, sanığın şikayetçi …’e, ismini … olarak söyleyip Nokia marka N-72 ile N-90 model telefonları takas yapmak istediğini belirttiği, şikayetçinin işinin olması nedeniyle uzatmak istemediğinden 20 saniyelik konuşmadan sonra telefonu kapattığı, sanığın ise konuşmaya devam ediyor izlenimi vererek telefonu kapatacağı sırada “tamam, veriyorsun telefonları değil mi abi” dediği, ardından mağdur …’a şikayetçinin telefonu annesine göstermesini kabul ettiğini söylediğinden mağdurun ona güvenerek 2 adet telefonu almasına müsaade ettiği, şikayetçi …’in işyerine gelmesi üzerine durumun anlaşıldığı; suç tarihinden bir süre sonra …’ın sanığı Beşiktaş Akaretlerde görüp polislere yakalattığı; mağdur … ile işyerinde bulunan …’ın sanığı kesin olarak teşhis ettiği, ayrıca telefonu aldığı sırada takas yapmak istediği Nokıa marka N 72 model telefonun da üzerinden çıktığı anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.