YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18314
KARAR NO : 2013/1394
KARAR TARİHİ : 28.01.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurumunun Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … Gölbaşı ilçesinde emlakçılık yapan …’a yine aynı yerde emlakçılık yapan … …’nin …’da cazip bir arsa bulunduğu kendisine bu arsanın satılması için teklif getirildiğini söyleyerek durumu bildirmesiyle …’ın da arsayı … adına almak için harekete geçtiği, …’dan … ismiyle arayan şahsın sanık … olduğu, adı geçenin … adına sahte kimlik düzenlediği esasında dava konusu arsanın kadın olan … adına tapuda kayıtlı bulunduğu, sanık …’nu bu şekilde düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile … 15. Noterliğine giderek 20.06.2006 tarihli vekaletnameyi de sahte olarak düzenlettirdiği ve …’a vekalet verdiği, ancak katılanların arsa karşılığı 87.500 YTL parayı sanığa ödeyerek aldıkları vekaletnameye göre devir işlemini yapmak amacıyla Gölbaşı Tapu Dairesine gittiklerinde …’in kadın olduğunu ve kendilerine verilen vekaletnamenin de sahte belgeye dayanılarak düzenlendiğini öğrendikleri, sanık …’nun bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K., sayılı ilamında da belirtildiği üzere yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin da yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında TCK 61.maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 4.500 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.