Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18350 E. 2011/12163 K. 29.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18350
KARAR NO : 2011/12163
KARAR TARİHİ : 29.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
… ili … ilçesi … mevkiinde bulunan maden sahasının işletme ruhsatı sahibi olan sanıkların, madeni katılana satmak konusunda anlaşmaya vardıkları ve kendi sahalarına bitişik olan Etibank’a ait sahadan numune vermek suretiyle krom madeni varmış gibi ruhsat devir sözleşmesi yaptıkları, karşılığında nakit para, çek ve senet aldıkları ve fakat daha sonra satışa konu olan sahanın numune alınan yer olmadığı ve bu şekilde katılanın yanıltılarak dolandırıldığı iddia olunmuş ise de; katılanın kendisinin de madencilik konusunda faaliyet gösteren başka bir firmanın yöneticisi olması ve basit bir araştırma ile satışa konu ruhsatlı ve krokisi bulunan maden sahasının
sınırlarının satıştan önce tespitinin mümkün bulunması nedeniyle yalanın mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte hile boyutuna ulaşmadığı anlaşıldığından, sanıkların yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.