YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18390
KARAR NO : 2013/2248
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılan … Şirketinde veznedar olarak çalışan sanığın, muhtelif tarihlerde katılan şirkete ait bir miktar döviz ve Türk Lirası ile ayrıca kendisine müşteki … tarafından emanet olarak bırakılan 2000 Euro’yu alarak hastalığını bahane etmek suretiyle işyerinden ayrıldığı anlaşılmakla, üzerine atılı suçun subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1) Sanığın katılan … Hizmetleri A.Ş aleyhine işlediği suç nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında atılı suçtan uygulama maddesinin TCK’nun 155/2 yerine 155/1 gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir hata olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanığın müşteki …’a karşı işlediği suç nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.