Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18404 E. 2013/2227 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18404
KARAR NO : 2013/2227
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan …’e ait olan … plakalı kamyon ile şoför olarak çalışıp, nakliye işi yapmak üzere katılanın babası tanık … tarafından işe alındığı, anılan kamyon ile nakliye işi gereği verilecek fatura ve irsaliyelerin de sanığa teslim edildiği, sanığın işe başladıktan sonra katılan ve tanık olan babası ile hiçbir şekilde temasa geçmediği, katılan ve babasını aramadığı, kendi cep telefonunu da kapatmış olduğundan katılan ve babasının kendisine iki buçuk ay kadar ulaşamadıkları, bu zaman zarfında sanığın katılana ait kamyonu nakliye işlerinde çalıştırdığı, buna ilişkin irsaliye ve faturalarda kestiği ancak buna rağmen elde etmiş olduğu kazançtan katılana pay vermediği, bu hususta herhangi bir bilgi de vermediği, şikayet edildiğinin Çorum ilindeki yakınlarına bildirilmesi üzerine suça konu kamyonu Çorum İlinde bulunan babasının evine bıraktığı akabinde polis tarafından bulunarak el konulup katılana teslim edildiği olayda, mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK.nun 232/6.maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı Kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükmün ilgili kısmına “TCK.nun 52/2.maddesi uyarınca” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.