YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18489
KARAR NO : 2013/1946
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın katılana ait işyerinde 17/04/2004 tarihi ile 15/08/2005 tarihleri arasında pazarlama elemanı olarak çalıştığı, sanığın, bu süre içerisinde sattığı malların bedellerini katılana teslim etmediği, bazı müşterilerden tahsilat yapılmasına rağmen, alınan paraların katılana teslim edilmediği, bazen ise tahsilattan sonra müşteri adına sahte senet düzenlendiği, bu şekilde sanığın 350.000-400.000 TL arasındaki parayı uhdesinde tutarak güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Katılanın şirketine ait muhasebe kayıtlarının getirtilmesi, çalışılan dönemlere ilişkin şirket girdi ve çıktılarına ait belgelerin dosya arasına konulması, bu dönemde sanığa teslim edilen malların neler olduğu, bu malların kayıt altına alınıp alınmadığı, şirkette bilgisayar kayıtlarının bulunup bulunmadığı, sanığa teslim edilip de, bedeli alınmayan malların listelerinin var olup olmadığı, satış yapılan müşterilerin isim listesinin ne olduğu, bu satış sonucu alınan paraların ne şekilde kayıtlara geçtiği, alınan ve satılan mallar için fatura kesilip kesilmediği, kesilen faturaların kimler adına kesildiği ile ilgili hususlarının araştırılması, şirketteki çek, senet ve diğer kıymetli evrakların getirtilmesi, bütün bilgi ve belgelerin toplanmasından sonra, sanığa teslim edilen malların bedelleri ile karşılaştırma yapılarak ne kadar paranın sanığın uhdesinde kaldığının kesin olarak tespit edilmesi, bu hususta, uzman bilirkişi raporu alınması, sahte olarak doldurulduğu iddia edilen senetle ilgili varsa soruşturma ve kovuşturma dosyasının getirtilip incelenmesi, böyle bir dava bulunmuyor ise senet üzerinde inceleme yapılarak imzanın kime ait olduğunun araştırılması, senette borçlu olarak görünen …’in eşinin tanık sıfatıyla ifadesinin alınması, paranın kime ödendiğinin belirlenmesi, şirketin zarara uğramasının sebepleri araştırılıp sanığın eylemlerinin bu sonucu doğurup doğurmadığının tespit edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.