Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18593 E. 2013/2363 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18593
KARAR NO : 2013/2363
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçilerin çalıştığı işyerine gelerek işyeri sahibini açılışa davet ettiği, kısa bir süre sonra geri dönüp promosyon olarak telefon kulaklığı verdiklerini söyleyip şikayetçilere cep telefonu markalarını sorduğu, kulaklıkların takılıp takılmadığını denemek için telefonları dükkana götürmek zorunda olduğunu isterlerse bir kişinin yanında dükkana kadar gelebileceğini söylediği, şikayetçi …’ın telefonları alan sanığın yanında gittiği, yolda telefonla konuşan sanığın kulaklık kalmadığını ancak tedarik edebileceğini, telefonları götürüp akşam alabileceklerini söyleyerek müştekinin çalıştığı işyerini arayıp izin alır gibi yaparak şikayetçi …’ı ikna ettiği, …’ın geri döndüğü, akşam saatlerinde sanığın çalıştığını söylediği dükkana gittiklerinde durumu anladıkları, olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin TCK’nın 157/1. maddesi yerine 151/1 maddesinin gösterilmesi,
2- Sanık hakkında hükmolunan 100 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddesi gereğince takdir edilecek miktar üzerinden paraya çevrilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1. bendinde gösterilen “TCK’nın 151/1 maddesi” yerine “TCK’nın 157/1 maddesi” ibaresinin ve 2. bendinden sonra gelmek üzere “sanık hakkında verilen 100 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 52/2.maddesi gereğince günlüğü 20 TL’den çevrilmek üzere 2000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.