Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18654 E. 2013/2435 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18654
KARAR NO : 2013/2435
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılana satmış olduğu midibüs nedeniyle aralarında alacak verecek ilişkisi bulunduğu, katılanın sanığa olan borcuna karşılık olarak vermiş olduğu 20.000 TL. bedelli senedi tanık …’ın da hazır olduğu bir ortamda ödemesi nedeniyle sanık tarafından “tamam borç kalmadı” denilerek senedin yırtılıp imha edildiği, ancak daha sonra sanığın 20.000 TL.lik senedi takibe koyması üzerine daha önce yırtılan senedin aslında gerçek senet olmadığının iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki beyanlarında suçlamayı kabul etmemesi, senedin tümü yerine 750 TL.sini icraya koyması, sanığın borç ilişkisi nedeniyle katılanın kendisine iki senet vermiş olduğunu belirtmiş olması dikkate alınarak katılana yırtması için verdiği senedin diğer senet olduğu yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun düşmesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 24.03.1989 gün ve 1989/1 esas 1989/2 karar sayılı kararı gereğince sanığa yüklenen eylemin ayrık durumlar dışında tanıkla ispat olunamayacağı gözetilerek, mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanarak verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.