Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18704 E. 2013/2452 K. 12.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18704
KARAR NO : 2013/2452
KARAR TARİHİ : 12.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanık …’ın 19/11/1989 tarihine kadar Bandırma Liman İşletme Müdürlüğü’nde kaynakçı olarak çalıştığı, … Sendikası tarafından 19/11/1989 tarihinde sendikanın Genel Eğitim ve Teşkilatlandırma Sekreterliği’ne seçilmesi nedeniyle kaynakçılık işinden ayrıldığı, 14/09/2003 tarihli Genel Kurul karar ile sendikanın Genel Sekreterlik görevine getirildiği, sanık … ‘ın aynı tarihte Genel Başkan, sanık …’nın da sendikada Mali Sekreter olarak çalışmaya başladıkları, sanık …, ekonomik sıkıntıları bulunduğunu ve paraya ihtiyacı olduğun belirterek daha önce çalıştığı kaynakçılık işinden emekli olmak için 10/08/2006 tarihinde genel sekreterlik görevinden ayrıldığı, altında diğer sanıkların imzasının bulunduğu ve TCDD Genel Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda, sanık …’in görevinden ayrılma talebinin uygun bulunması nedeniyle 2821 sayılı Sendikalar Kanun’un 29. maddesi gereğince gereğinin yapılmasının talep edildiği, ilgili Genel Müdürlük de, anılan yasada, sendikadan ayrılan, ya da yeniden seçilemeyen yönetim kurulu üyeleri, daha önce başka işte çalışıp da bu işten ayrılarak, sendikada çalışmaya başlamış ve daha sonra eski işe yeniden dönmek istediklerini bildirdikleri takdirde, talebin alındığı tarihten itibaren en geç 1 ay içinde aynı veya uygun bir işe almak zorunluluğu bulunduğuna dair yasal hüküm gereğince sanık …’i 17/08/2006 tarihinde kaynakçı olarak işe başlattıkları, sanık işe başlarken, işi bildirim gerekçesi olarak sendikadaki görevinden ayrılmasını gerekçe olarak gösterdiği, sanık burdaki kısa süren çalışmasından sonra 21/08/2006 tarihinde emeklilik dilekçesi verdiği, 06/09/2006 tarihinde emekli olduğu ve kendisine emekli parası olarak 17.277.34 TL para ödemesi yapıldığı, sanığın kaynakçı olarak çalıştığı dönemde sendikadan herhangi bir ödeme almadığı, emekli olduktan sonra Genel Kurul veya Yönetim Kurulu kararı olmadan sendikadaki genel sekreterlik görevine yeniden başlatıldığı, sanığa 15/09/2006 tarihi ile 4 yıllık görev süresinin sonuna kadar aylık 3.890.06 TL olmak üzere toplamda 46.680.72 TL sendikanın hesabından ödeme yapıldığı, böylece sanık …’in usulsüz olarak göreve devam ettirilerek sendikanın ödememesi gereken parayı aldığı, diğer sanıkların da, bu paranın sanığa ödenmesi için gerekli yazışmaları yaptıkları, sanığı yeniden usulsüz göreve getirdikleri ve ödemeleri onayladıkları, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçuna iştirak ettiklerinin iddia edildiği olayda,
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca, erteli hapis cezasına karar verildikten sonra sanıklar hakkında güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, infaz sırasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Öncelikle, ilgili suçtan zarar gören … Sendika’sına tebligat gönderilerek davaya katılmasının sağlanması, ilgili sendikadan bilgi ve belgelerin yeniden getirtilerek dosyanın kül halinde, içerisinde, sendika uzmanları, bu konuda uzman hukukçu, Sayıştay Denetçisi ve muhasebecinin de bulunduğu bilirkişi kuruluna tevdiinin sağlanarak, resmi kayıtlara göre, sanığın emekli olmak için istifa edip etmediği, bu şekildeki bir görevden ayrılmanın istifa olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, sosyal güvenlik mevzuatı açısından, sendikadan istifa etmeyen bir kişinin emekli olup yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamayacağı hususlarında ve sanıklarla ilgili şikayet tarihinin 13/10/2006 tarihi olduğu, iddianame tarihinin 11/04/2007 tarihi olduğu, sanığın kaynakçı olarak emekli olduktan sonra sendikadan 15/09/2006 tarihinden itibaren maaş almaya başladığı, alınan bilirkişi raporlarında 15/09/2006 tarihi ile 14/09/2007 tarihleri arasında alınan maaşların zarar olarak değerlendirildiği, buna göre, hakimin iddianamede anlatılan eylemlerle bağlı olduğu da gözetilerek hakkında kamu davası açılmayan dönemlerle ilgili zarar hesaplaması yapıldığı dikkate alarak, zararın bu maddi ve hukuksal olgular çerçevesinde yeniden hesaplanması ve iddianame tarihi itibariyle zararın oluşup oluşmadığı hususunda 6356 sayılı yasa da dikkate alınarak yeniden değerlendirme yapılıp denetimi olanak sağlayacak ve hüküm kurmaya elverişli ayrıntılı rapor alınması, Sendika yönetim kurulu üyelerinin tamamının duruşmaya çağrılarak, sanık …’in görevden ayrılması ve işe iadesiyle ilgili bilgilerinin sorulması, sanıkla ilgili emeklilik işlemlerini yürüten TCDD Genel müdürlüğü’ne yazı yazılarak, emekli ödemesi yapılan sanığın, sendika görevinden istifa edip etmediği, kendilerinde böyle bir karar bulunup bulunmadığı, emekli olmak için başka bir yerden istifasının zorunlu olup olmadığı, kurum olarak sanık … aleyhine açılmış bir hukuk davası bulunup bulunmadığı, kurum olarak oluşan zararlanın bulunup bulunmadığının sorulması, gerekirse kurumun ilgili bilgi, belge ve dosyaların tamamının onaylı suretinin dava dosyası içerisine konulması, sendikalarda görev yapanların işten ayrılarak emekli olup tekrar işe dönmesiyle ilgili bir uygulama bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardın sorulması, sanık …’in, emekli olmak için görevden ayrılmasından sonra Sendika Genel Sekreterliği görevinin devam edip etmediği ile ilgili bir tespit davası açılıp açmadığının araştırılması, varsa konuyla ilgili dava dosyasının onaylı bir suretinin dosya içerisine konulması, böyle bir dava açılmamış ise, konunun bekletici mesele yapılarak, sanığın ilgili mahkemeler nezdinde tespit davası açmasının sağlanması, buna göre haksız kazanç elde edildiği dönemde ödenen paranın, mevzuata uygun olup olmadığının kesin olarak tespit edilmesi,
İddianamede, sanıkların, kıdem tazminatı almak için sendikayı şahsi çıkarları doğrultusunda kullandıkları ve istifa ettiği halde sendikayla ilişkisini devam ettirip, önceki işyerinden ve sendikadan haksız kazanç aldığının iddia edildiği, buna göre, sanığın, kaynakçılık işinden emekli olduktan sonra aldığı emekli maaşı ile ilgili de dava açılmış olmasına rağmen bu hususta herhangi bir karar verilmemiş olması karşısında; karar verilmeyen bu iddiayla ilgili gerekli yargılamanın yapılarak, iddianın bir sonuca bağlanması ve sanıkların ne şekilde güveni kötüye kullandıklarının araştırılması, bütün bu maddi ve hukuksal olgular birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.