Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18726 E. 2012/40542 K. 03.07.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 18:12
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18726
KARAR NO : 2012/40542
KARAR TARİHİ : 03.07.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan vekili tarafından sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan 02.02.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, katılan vekilinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 10.02.2010 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık müdafiinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan hükmolunan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Sanığın, katılan ...’ın kimlik bilgilerini kullanarak mahalle muhtarlığından almış olduğu nüfus cüzdanı talep belgesi ile nüfus müdürlüğünden adına çıkarttığı nüfus cüzdanı ile ... İletişim Hizmetleri A.Ş.den değişik tarihlerde hatlar aldığı, yine aynı kimlikle ... Ltd. Şirketinden almış olduğu malların bedellerinin şirket tarafından kredilendirildiği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.