Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18783 E. 2013/2366 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18783
KARAR NO : 2013/2366
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik,güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayınözelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurundurumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılana ait şirkette katılan adına işlerini takip ettiği, katılanın bilgisi dahilinde şirket kaşesini kullanıp kendi imzasını atıp bankadan para çekme işlemlerini yaptığı, yine katılan adına diğer ticari işlemlerde bulunduğu, özellikle … Çanakkale Şubesi’nin 25.04.2007 tarihli yazısında da katılan …’ın …’ın uzun yıllardır müşterisi olduğu, katılandan alınan talimat gereği firma kaşesiyle birlikte bankaya gelindiğinde katılandan ödeme yapılması şeklinde talimat alındığı, teyit alınarak para ödemesi yapıldığı belirtildiği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturmadığına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.