YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18792
KARAR NO : 2013/2864
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisine ait … plaka sayılı minibüsünü emaneten verdiği …’in trafik kazası geçirdiği, şoför …’in alkollü olması ve sürücü belgesinin de bulunmaması nedeniyle aracın sigortasından faydalanamayacağını anlayan sanığın, olaya müdahale eden kolluk güçlerinden aracı kendisinin kullandığı şeklinde rapor tanzimini istediği, yine adli raporu tanzim eden doktora da kendi adına rapor yazılması isteminde bulunduğu, bu talepleri reddedilerek tutanağa bağlanan sanığın, buna rağmen …Sigorta A.Ş.’ne yaptığı başvuruda aracı kendisinin kullandığını beyan ederek sigorta bedelini talep ettiği ve adı geçen sigorta şirketi tarafından kazaya ilişkin dosya oluşturulduğu, ancak sigorta bedelinin ödenmemesi nedeniyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, sanığın atılı sigorta bedelini almak maksadıyla nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın tekerrüre esas olmayan geçmiş hükümlülüğünün tekerrüre esas alınarak sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejiminine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki hükümde TCK’nun 58.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.