Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18797 E. 2013/2841 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18797
KARAR NO : 2013/2841
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın Bismil ilçesi …, Köyü’nde 227.000 metrekare alana kütlü pamuk ektiğini beyan edip, toplam 102.000 kg. satış yaptığına dair müstahsil makbuzunu İlçe Tarım Müdürlüğü’ne ibraz ederek 35496 TL destekleme primi aldığı, gerçekte 71.287,51 metrekarelik araziye kütlü pamuk ektiği ve ortalama verim hesabı ile 32.079,37 kg.lık üretim yapabileceğinin tespit edildiği ve 24.332,37 TL haksız destekleme primi almak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılıkı suçunu işyediğinin iddia edildiği somut olayda;
Mahkemece; bilirkişiler …ve … tarafından hazırlanan rapor içeriğine göre GPS aleti ile yapılan ölçümlerde gerek el hassasiyetinden , gerekse cihazın kullanımından kaynaklanan % 10 oranında hata payı olduğunun bildirilmesi ve Tarım İl Müdürlüğü’nün dönüm başına 600 kg verim elde edilebileceğine dair cevabi yazısı gerekçe gösterilerek, sanığın maksimum elde edebileceği pamuk miktarından daha az miktarda pamuk sattığı kabul edilerek dolandırıcılık kastının bulunmadığı kabul edilmişse de; sanığın İlçe Tarım Müdürlüğü’ne beyan ettiği arazi ve pamuk miktarı ile yapılan tespitler arasındaki farkın büyüklüğü, mahkemenin gerekçesinde belirttiği İlçe Tarım Müdürlüğü’nün cevabi yazısının dosyada bulunmaması, suça konu arazinin yerini kimin gösterdiği ve ne şekilde tespit edildiğine dair belgeye rastlanmaması karşısında;
gerçeğin kuşkuya mahal vermeksizin tespiti için, suça konu 01.02.2007 ve 26.03.2007 tarihli müstahsil makbuzlarının sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olup olmadıklarına ilişkin bilirkişi raporu aldırılması, sanık hazır edilerek mahallinde kadastro ve ziraat bilirkişileri eşliğinde keşif yapılıp, sanığın suç tarihi itibariyle pamuk ektiği arazi belirlenerek, sanığın beyanları ile mevkii ve yüzölçümü itibariyle uyup uymadığı, beyan edilip de daha önce yapılan tespitlerden farklı yerlerin olması halinde gerektiğinde bu yere ait uydu görüntülerinden de yararlanılarak, suç tarihi itibariyle ne kadarının pamuk ekili olduğu tespit edilip, tespit edilen ekili alanın toprak yapısı ve sulama imkanları doğrultusunda elde edilebilecek toplam pamuk miktarı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.