Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18971 E. 2013/2918 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18971
KARAR NO : 2013/2918
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın daha önce sanığın tanıştırmasıyla … isimli bir bayanla evlendiği, bu kişiler, bir süre birlikte yaşadıktan boşandıkları, katılan, daha sonra yeniden evlenmek istediğini … isimli kişi aracılığıyla sanığa ilettiği, katılanın, komşusu olan tanık …’le birlikte Ağrı iline gittiği, sanığın, katılanla … isimli kişiyi tanıştırdığı, … isimli kişinin de, …’nın abisi olarak tanıtıldığı, sanık ve …’in, katılandan başlık parası adı altında 5.000 TL para aldıkları, katılanın … ile birlikte memleketine döndüğü, … ve katılan 5 gün birlikte yaşadıktan sonra, …’nın, babasının mevlüdü olduğunu, Ağrı iline gitmek istediğini belirttikten sonra, katılanın … ile birlikte yola çıktıkları, Erzurum otogarında mola verildiğinde katılanın telefon açmak için dışarıya çıktığı, döndüğünde …’nın yerinde olmadığını gördüğü, …’in kendisine verdiği telefonu aradığında, başka bir kişinin telefona çıktığı, yaptığı araştırmada telefonun başkasının adına kayıtlı olduğunu öğrendiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunun işlendiğinin
iddia edildiği olayda, suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.