Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19114 E. 2013/10215 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19114
KARAR NO : 2013/10215
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Ulucami önünden geçtiği sırada dua okumak için caminin bahçesine giren müştekinin yanına gelen sanıkların, kendilerinin Kerbela’dan gelen Hz.Muhammed’in soyundan olan Hz. … ve Hz. … olduklarını söyledikleri, Kerbela’da kimsesiz çocuklar için yardım istedikleri, müştekiyi kandırmak amacıyla müştekinin adağı olduğunu ve yerine getirmediğini söylemeleri üzerine, gerçekten bir adağı olup yerine getirmeyen müştekinin sanıklara inandığı, sanıkların adağına karşılık muhtaçlara yardım dağıtmak için müştekiden para aldıkları, ayrıca kolundaki altın bilekliği görmeleri üzerine ziynet olduğunu, evinin etrafını şeytanların sardığını, evindeki ziynet eşyalarının cennete gidip temizlenip geri döneceğini ve evine gittiğinde çekmecelerinin altınla dolacağını söyleyerek bunun için kolundaki altın bilekliği vermesi gerektiğini söyleyerek aldıkları, devriye gezen kolluk kuvvetlerinin olaydan şüphelenip sanıkları takibe almaları üzerine suça konu bileklik ve paranın sanıkların üzerinde yakalandıkları ve sanıkların müşteki tarafından teşhis edildikleri anlaşılmakla, sanıkların dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri nedeniyle mahkumiyetlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiş sanıklara temel ceza tayin edilirken adli para cezasına hükmedilmemesi aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … … müdafii ve sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.