YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19136
KARAR NO : 2013/1962
KARAR TARİHİ : 05.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında “11/02/2005” olarak gösterilen suç tarihinin aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlendiği “11/02/2006 ila 01/09/2006” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tekstil atölyesi işleten sanıkların, tanık …’in 2006 yılı Şubat ila Eylül ayları arasında işyerlerinde çalıştığına ilişkin işe giriş bildirgesi ile aylık prim ve hizmet belgeleri düzenleyerek katılan SGK’ya vermeleri, tanığın doğum yapması nedeniyle kendisine katılan idarece analık, emzirme ücreti gibi 1.276,53 TL tutarında ödeme yapılması, katılan idarenin yoklama memurunun işyerinde yaptığı kontrolde tanığın bahsi geçen işyerinde çalışmadığına ilişkin tutanak tutması sonrası sanıklar hakkında suç ihbarında bulunulması şeklinde gelişen olayda, yargılama esnasında beyanları alınan sanıklar ile işyerinde çalışan tanıklar … ve …’ın istikrarlı ve tutarlı bir şekilde …’in suç döneminde bildirime esas aylarda 30 gün boyunca olmasa da iş oldukça fiilen çalıştığını beyan etmeleri karşısında, mahkemenin sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olmadığından beraatlerine karar vermesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanunun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme “sanıkların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 1.100,00 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine” fıkrasının eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.