Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19201 E. 2013/3376 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19201
KARAR NO : 2013/3376
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, yargılama aşamasında ölen şikayetçi …’nın işyerine gelerek suça konu …plaka sayılı aracı satın almak hususunda anlaştıkları, şikayetçinin kaparo istemesi üzerine paranın tamamını pazartesi ödeyeceğini söyleyerek teminat senedi bırakmayı teklif ettiği ve kefil olarak daha önce hemşeri olduğunu söyleyip tanıştığı yan dükkanda çalışan tanık …’i gösterdiği, tanığın hemşerisi olduğunu söylemesi üzerine aralarında sözleşme yaparak pazartesi buluşmak üzere anlaşıp sanıktan aldığı senet karşılığı aracı teslim ettiği, senetteki adresin uydurma bir adres olduğunun anlaşıldığı olayda, katılan vekilin in 13/09/2005 tarihli dilekçesinde sanığın aracı Nazilli’de galericilik yapan …, isimli şahıstan aldığı BMW ile takas ettiğini ve üzerine senet verdiğini, suça konu aracı sanığın dolandırdığı adı geçen galericiden teslim aldıklarını belirtmesi, tanık …’in sanıkla olay günü sabahı tanıştıklarını ve hemşeri olduğunu söylediğinden güvenerek sözlü kefil olduğunu beyan etmesi, senetteki adresin var olmayan bir adres olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanığın olayın başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/02/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.