Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19215 E. 2013/4048 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19215
KARAR NO : 2013/4048
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın sahte kimlik ve belgelerle kurulmuş şirket adına açtırılan çek hesabından elde edilen 31.01.2006 vade tarihli 5.600,00. TL meblağlı sahte çeki vererek katılandan mobilya aldığı, soyadını farklı şekilde yazarak ciro ettiği anlaşıldığından sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık olduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına esas alınan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2005 tarihli 2004/353 esas ve 2005/110 karar sayılı ilamının karşılıksız çek keşide etme suçundan kaynaklandığı ve bahse konu eylemin hükümden sonra 14.04 2011 tarihinde suç olmaktan çıkarıldığı anlaşıldığından sanık hakkında belirtilen karar esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin tamamen çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.