Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19279 E. 2013/3741 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19279
KARAR NO : 2013/3741
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yolda yürüyen müştekiye el işareti yaparak yanına çağıran sanık …’nin, müştekiye anlamadığı dilde bir şeyler söylediği, müştekinin kendisini anlamadığını söylemesi üzerine cebinden sarı renkli altın görünümlü bir cep saati çıkararak müştekiye gösterdiği, bu esnada diğer sanık …’un da müştekinin yanına yaklaştığı ve sanık …’nin bu saati diğer sanık …’e de gösterdiği, sanık …’in saati bakıp inceledikten sonra müştekiye “ben 20 yıllık kuyumcu esnafıyım, bu saat çok değerli” diyerek saati alması konusunda iknaya çalıştığı,saatin çok değerli olduğuna inanan müştekinin 800TL önerdiği ancak sanık …’nin saate karşılık 800 Euro para istediği, bu sırada olaya tanık olan emniyet güçlerinin sanıkları yakaladığının anlaşıldığı olayda, eylemlerinin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.