YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19373
KARAR NO : 2013/3457
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın, suç tarihinde katılan …’in bulunduğu … Baharatçılık isimli iş yerine gelerek, “Vergi Dairesi Müdürlüğünde çalıştığını, isminin …olduğunu, …’in eşiyle görüşmek istediğini” söylediği, bunun üzerine katılanın eşi …’i telefonla aradığı, daha sonra telefonu sanığın alarak tanık …’le görüştükten sonra katılana “eşinin kendisine iş yerinden para verilmesi talimatı olduğunu” söyleyip, katılandan 200 TL parayı alıp, makbuzu sonra vereceğini ifade ederek iş yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen eylemde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.