YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19459
KARAR NO : 2013/4158
KARAR TARİHİ : 07.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet , beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I)Avukat … …, sanık … hakkında “Bedelsiz senedi kullanma” suçundan verilen “beraat” hükmüne, 28/04/2008 havale tarihli dilekçesiyle vaki “vekalet ücreti verilmemesi” sebebine mahsus temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … müdafii olduğunu belirten Av. … …, yüzüne karşı 27/03/2008 tarihinde verilen hükmü; (27/03/2008 havale tarihli dilekçesinde süre tutum isteminde bulunmamış olmakla) yasal süresi geçtikten sonra 28/04/2008 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşıldığından; anılan temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II)Sanık … hakkında “Bedelsiz senedi kullanma” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tutuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
… … – … … Ltd. ünvanlı şirketi temsil ve ilzama yetkili olan sanığın, bedeli sonradan ödenmek üzere katılana sattığı akaryakıta karşılık ondan aldığı imzalarını havi suça konu ” ciro muharrer senetlerden” … borçların Ödenmesine rağmen 09/05/2006 tarihinde tahsili amacıyla icraya koyarak atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda;
1) Suça konu fiillerin, mahiiyetleri itibariyle T.T.K. anlamında “emre muharrer senet – bono ” oldukları, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04/03/1989 gün ve 1988/1 E , 1982 K. Sayılı içtihadında da açıklandığı üzere; katılan tarafından imzalanıp sanığın temsilcisi olduğu şirkete verilen senetlerin bedellerinin ödendiği savının “yazılı delille ispatının zorunlu olduğu ” dikkate alınmadan, katılanın açtığı ve red ile sonuçlandığı bildirilen menfi tespit davası dosyası getirtilip incelenmeden, sanığın, “… …….” ; “… olmayabilir….” 30/07/2007 tarihli duruşmadaki kesinlik arzetmeyen kelimelerle suçu ikrar ettiği gerekçesine dayanılarak eksik soruşturma ile yazılı biçimde “mahkumiyet” kararı verilmesi,
2)Kabule göre de; hükümden önce son sözün, hazır bulunan sanığa ve müdafiine verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle CMK’nun 216/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.