Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19471 E. 2013/4153 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19471
KARAR NO : 2013/4153
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’in kullanmakta olduğu arka plakası takılı olmayan oto ile elindeki paraları sayarken yol kenarında köyüne gitmek üzere araç bekleyen katılanın önünde … diğer sanık …’nun ona “kaza geçirdiğini, fakir sevindireceğini” söyleyip “köyünde fakir var mı?” şeklindeki sorusuna olumlu cevap alınca “üzerimde 100’lük … var, fakire vermek için TL olarak bozar mısın?” dedikten sonra 1933 doğumlu katılana TL karşılığında değeri olmayan (konvertibl bulunmayan) 100’lük 4 adet … parasını verip, karşılığında 350 TL alarak birlikte hareket ederek haksız yarar sağlayan sanıkların eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçlardan mahkum oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanıkların temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle sanıklar hakkındaki “mahkumiyet” hükümlerinin ONANMASINA, 7.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.