YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19477
KARAR NO : 2013/3298
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olaya gelince, katılan …’nun alkol almak için gittiği birahanede sanık … …ile tanışarak maddi sıkıntıları konusunda konuştuğu, sanığın katılana bu konuda yardımcı olacağını söyleyip bunun için ilk önce katılana 10.000 TL lik altın aldırdığı, bilahare de 2000 TL bilezik ve yüzük aldırdığı akabinde evine çağırıp, kolunda bulunan 21 adet sahte burma bileziği verdiği, ” bunlar 28000 TL değerinde, istediğin kadarını bozdur borçlarını öde” şeklinde, sözler söylediği iddia edilen olayda; sanığın, atılı eylemleri işlediğine dair soyut iddia dışında delil bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.