Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19486 E. 2013/3305 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19486
KARAR NO : 2013/3305
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hukuki Bir İlişkiye Dayanan Alacağı Tahsil Amacıyla Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın eşi olan tanık …’ın sanık …’nin kefilliğiyle bir çok yerden borç aldığı, borçlu …’ın almış olduğu bu borçları süresinde ödememesi nedeniyle bankaların yaklaşık 80.000 TL meblağlı alacaklarını tahsil etmek için kefil konumundaki sanığa yöneldikleri ve sanığın da bu borçları ödemeye başladığı, akabinde ödediği miktarı …’dan istediği, …’ın borcunu ödemek için eşi olan katılan adına tapuda kayıtlı taşınmazın tamamını sanığa bedel almaksızın muvazalı olarak satışını yaptığı, sanığın da devredilen gayrimenkul üzerinden kredi alacağını, bu krediden kendi alacağını alacağı ve geriye kalan parayı katılana vereceğini beyan ettiği, yapılan anlaşma nedeniyle kredi müracaatında bulunduğu ve sonuç olarak taşınmaza karşılık 175.000 TL kredi alınacağı hususunda bankayla anlaşma sağlandığı, anlaşamadan sonra sanığın kredi almaktan vazgeçip taşınmazı bir üçüncü kişiye sattığı ve tescilini yaptırdığı şeklinde gelişen olayda; sanığın alacağına karşılık katılanın ve eşi tanık …’ın isteği ile taşınmazın mülkiyetini devraldığını, dolandırıcılık kastı ile hareket etmediğini beyan etmesi ayrıca katılanın da suça konu taşınmazın 14.05.2007 tarihinde alınıp üçüncü kişiye 09.08.2007 tarihinde satılmasına rağmen bu süre içerisinde şikayetçi olmaması karşısında; eylemin dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı hukuki ihtilaf olduğu gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayııl CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.