YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19566
KARAR NO : 2013/3986
KARAR TARİHİ : 05.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanıkların katılan şirkete ait markette görevli sorumlu, sorumlu yardımcısı ve kasiyer olarak çalıştıkları, şirket yetkilileri tarafından yapılan denetimler sonucunda sanıklara teslim edilen malların olması gereken stok miktarından parasal olarak 13.936.71 TL eksik olduğu, sanıkların eksik miktardaki malları mal edindikleri iddia edilen olayda, sanıkların çalıştığı dönemde ortaya çıkarılan eksik mal stok miktarının nereden kaynaklandığının belirlenememesine, bunun sanıkların tasarrufu sonucunda meydana geldiğine dair bir delil bulunmamasına göre beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece hapis cezası alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 120 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.