Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19634 E. 2013/4130 K. 06.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19634
KARAR NO : 2013/4130
KARAR TARİHİ : 06.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan şirket ile Hazine Müsteşarlığından talep edilecek kredinin çıkarılmasında yardım edeceğini söyleyip vekaletname aldığı, katılanın 31/10/2006 ile 06/11/2006 tarihleri arasında gönderdiği paraları para ve ilgili evrakları göndermesine rağmen başvuru yapılmadığı gibi adresini de terk edip kaçtığı iddia edilen olayda; gerçeğin kuşkuya meydan vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması için, belgelerde adı geçen katılan şirket yetkilileri olan … … ve … … dinlenerek, konu ile ilgili bilgilerinin alınması ve sanığın Hazine işlerini takip etme noktasında yetkili olup olmadığı sorulup bu konu Hazine Müsteşarlığından da sorularak ve olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapıldıysa getirtilip incelenerek sonucuna göre eylemin dolandırıcılık yada güveni kötüye kullanma suçlarından hangisine uyduğu denetime izin verilecek şekilde belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hüküm fıkrasında teşdit uygulandığı belirtilmesine rağmen temel cezanın alt sınırdan 1 yıl 5 gün olarak belirlenmesi ve TCK’nın 52. maddesinin uygulandığı sonraki fıkrada sonuç cezanın 1 yıl 6 ay hapis ve 10000 TL gösterilmek suretiyle hükümde karışıklığa neden olunarak CMK’nun 232. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.