Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/19718 E. 2013/4183 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19718
KARAR NO : 2013/4183
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
… maaşını yeni çekmiş olan müştekinin yanına “dolandırıcılık” suçu kastıyla yaklaşan sanığın, suçun maddi unsurlarından olan “oğlunu tanıyorum-torununun öğretmeniyim” gibi ad vererek aldatıcı söz ve davranışlarının akabinde, hastanede yatan annesinin tedavi masrafının acil olarak karşılanması gerektiği yalanı ile para istemesi ve bu parayı müştekinin 19.12.2007 tarihli ifadesinde belirttiği şekilde alması eylemini “dolandırıcılık” suçu kabul eden mahkemenin suç vasfının takdir ve tayininde dosya kapsamı itibariyle bir isabetsizlik görülmediğinden teblignamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … maaşını yeni çekmiş ve yolda yürümekte olan 1933 doğumlu şikayetçinin yanına yaklaşan sanığın “Sen Yılmaz’ın babası değil misin?” diyerek onunla diyalog kurması, olumlu cevap alınca da “torununun öğretmeni olduğu” yalanını söylemesi ve ardından da annesinin hastanede yattığını, hastaneden istenen tedavi parasının tamamını karşılayacak durumu olmadığını, biraz paraya ihtiyacı olduğunu belirtip şikayetçiden para istemesi, parayı vermekte tereddüt yaşayan müştekiye bu kez “kızının ve eşinin isimlerini de söyleyip”, aileyi yakından tanıdığı hususunda onu ikna etmesi, bu suretle parayı alıp haksız yarar sağlaması şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin mahkumiyete yeterli delil olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.